top of page

Savaş tarihinin ilk uçak gemisi batıran kahramanı Mustafa Ertuğrul

Geçen haftaki yazımda Dünya tarihinde bizlere ait olan ilklerden bahsetmiştim. Savaşçı bir millet olan Türklerin savaş alanında ilklere imza atması sürpriz değildi elbet. İşte bu ilklerden biri de Meis Limanında İngiliz uçak gemisini batıran Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker’dir.



Dünya Savaşının en hararetli zamanlarının yaşandığı 1916 yılında henüz kazanılan Çanakkale Savaşı ardından Galiçya Cephesi’ne (Avusturya – Macaristan İmparatorluğunun eyaleti olan Galiçya'da, 1916-1917 yıllarında, Almanya, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu birliklerince Ruslara karşı çetin muharebeler yapılmıştır) gönderilen Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul yurda dönmüştü.


İngiliz ve Fransız savaş gemileri Akdeniz’de devriye gezmekte ve Antalya’dan Fethiye’ye kadar kıyılara top atışları yapmaktaydı. Bu filoda fırkateynlerin yanı sıra hava desteği sağlayan uçak gemileride mevcuttu. HMS Ben My Chree adlı kraliyet donanmasına ait uçak gemiside bu filonun en önemli parçalarından biriydi.


1916 yılında Kaş açıklarında bulunan ve geçtiğimiz günlerde Mavi Vatan tartışmaları ile yine gündeme gelen Meis Adası İtalya’ya bağlı olmasına rağmen İngiltere ve Fransa kontrolündeydi. Doğu Akdeniz’de jeopolitik olarak çok önemli konumda bulunan bu adanın tahkim edilmesi için Çanakkale’de de görev alan Alman Komutan Liman Von Sanders tarafından çok gizli kodu ile emir tebligatı verilir. Bu tebligatta 120 personeli bulunan bir Türk Birliğinin yelkenliler ile Meis’e çıkarma yapması ve sahildeki batarya birliklerinin desteği ile adanın ele geçirilmesi harekatı emrediliyordu. Sahildeki 4 topun kumandası Mustafa Ertuğrul tarafından yapılacaktı.


Baskın harekattan birkaç gün önce sanki çıkarma bilgisi sızdırılmışcasına düşman filosundan bazı gemiler Meis açıklarında demirlemişlerdi. Bu nedenle harekat ikinci bir emre kadar ertelenmişti. Herkesin umutsuz olduğu bu anlarda Mustafa Ertuğrul, gemilerin yakın olması nedeniyle harekatın kaderini belirleyecek bir plan ileri sürer. Bu plana göre dağ toplarının atış menzili içinde yer alan düşman gemileri (personelin çoğunun çarşı izninde olduğu Pazar günü) top atışları ile  batırılabilirdi. Plan komuta kademesinin aklına yatar ve hazırlıklar buna göre yapılır.


27 Aralık 1916 günü saat 13:00’da harekat başlar. Mustafa Ertuğrul dünya tarihine geçen bu harekatı şöyle anlatır;


          “ Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken, gözüm batarya dürbününün adesesinde düşmanı seyrediyordum. Meis güzel bir pazar gününün neşeli havası içinde tatil zevkini sürüyordu. Bizim taraftaki harekat ve gürültü gittikçe sükun buldu.Herkesin kulağı bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeşşş. Nihayet saat 13:25’te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı...”


Gizlenmiş mevzide bulunan dağ topları 13:25 ‘de atışa başlamıştı. İlk dörtlü salvo mesafe belirleme atışlarıydı ve gemilere oldukça yakın isabet tutturulmuştu. Sonra ki salvo öncesi Meis’de bulunan Fransız obüslerinden karşılık verildi. Bu karşılıkla baruthane isabet almış ve yangın çıkmıştı. Bütün personel vargücüyle yangın için seferber olmuştu. Bu sırada Mustafa Ertuğrul’a Ben Mc Chree’yi hedef alması ve atışa devam etmesi emri verilir.  Emir üzerine yapılan ilk salvoda gemi üzerinde bir isabet bulunur. Devam salvolarında biri hangarda ki yakıt deposu olmak üzere 3 isabet daha bulunur. Yakıt deposunda başlayan yangın nedeniyle personel gemiyi acil terk eder ve karşılık veremez. 36 dakika boyunca devam eden taarruz atışları sonucu gemide bir çok isabet daha olur ve baş tarafdan başlayarak gemi Akdeniz’in sularına gömülür.




Mustafa Ertuğrul’un kumandasında olan 7.7 inçlik dağ topları ile  36 dakikada batırdığı 120 metre boyunda 25 mil sürat yapan ve altı uçak taşıyan HMS Ben My Chree’nin batışı Dünya savaş tarihine “batırılan ilk uçak gemisi” olarak geçer.


Bu sırada limanda demirli bulunan diğer 3 gemi demir alarak limandan ayrılırlar.


Diğer 2 gemiden ters yöne giden İngiliz Muhribi, Mustafa Ertuğrul’un kumandasında bulunan bataryaların menziline girdiğinden dolayı yapılan topçu atışları ile isabet sağlanır ve hasarlı olan gemi harekattan sakıt hale gelerek Rodos’a çekilir.


Mustafa Ertuğrul, İngilizleri hayrete düşüren bir harekata imza atmıştı. 7.7’lik küçük dağ toplarına mermileri sırtında taşıyan 30 kahraman Türk askeri ile Dünya savaş tarihine geçmişti.


Mustafa Ertuğrul’un ne kadar cesur ve akıllı bir asker olduğu bu harekatla tescillenmişti. Bölgede bulunan İngiliz ve Fransız donanmasına ait birliklerin istihbari raporları sahilde bulunan çılgın Türk top bataryalarını işaret etmekteydi.


Düşman deniz gücü en önemli unsurlarından birinin görece hafif bir top ile bertaraf edilmesinden dolayı öfkelilerdi. Bu olayın ardından kıyılardaki tacizlerini artırmışlardı. Bunun üzerine Mustafa Ertuğrul yeni bir planı komuta kademesine arz eder.


Plana göre; Fransız gemilerine tabiri caizse yem olarak bir yelkenli gönderilecek o sırada gizlice daha tahkimatlı bir koy olan Ağva Koyu’na konuşlandırılan toplar ile avlanmaya gelen gemi vurulacaktı. Kabul edilerek uygulanan plan kapsamında gizlice toplar Ağva Koyu’na konuşlandırılmış ve yem olarak  bir yelkenli Fransız kruvazörü Paris II’nin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Yelkenli manevraları ile koya çekilen Paris II,  Mustafa Ertuğrul komutasında koya hakim bir konumda bulunan topçu atışları ile 18 dakikada batırılır. Bu atışlar o kadar ustaca yapılır ki 145 atımda 110 isabet bulunur.


Paris II’yi kaybeden Fransızlar’da İngilizler gibi öfkelenirler ve kıyı yerleşim alanlarını yoğun kara bombardımanına tutarlar. İki büyük geminin batırılması İngiliz ve Fransız gemilerinin artık ellerini kollarını sallayarak Akdeniz sahillerine yakınlaşmalarının önünün kesilmesi demekti. Gemilerin sahil toplarının menzili dışında seyretmesi Mustafa Ertuğrul’u yıldırmamıştı. Paris II’nin batırılması sırasında elinen kaçırdığı Alexandre Kruvazörü için merkezinde gizli mühimmat yüklü bir kamikaze yelkenli planını uygulayacaktı.


Kamikaze yelkenli kıyıdan açılır ve açıkta Fransız gemisine yaklaşınca denizciler yelkenliyi terk ederek kıyıya doğru yüzmeye başlarlar. Dürbünleri ile üzerilerine sürüklenen yelkenliyi gözleyen ve gemi güvertesinde mühimmat yerine portakal sandıkları gören Fransızlar yelkenliye bir asker gönderirler.  Asker gemi üzerinden gizlenen mühimmatı göremez sadece portakal sandıklarını görür. Fakat bunların zehirli olacağı şüphesi ile portakal numuneleri gemi doktoru tarafından kontrol edilir. Zehir tespit edilmeyen portakalları almak üzere Alexander Kruvazörü yelkenliye yaklaştırılır. Aborda olunarak portakal sandıkları için bir cayraskal kurulur. Bu zokayı yutan Alexandre’yi dürbünü ile gözleyen Mustafa Ertuğrul’un top atışları ile yelkenlideki mühimmat patlatılır ve Alexandre’de batar.


Dünya Savaşı bittiğinde Mondros Mütarekesi imzalanır. Mütareke gereği Anadolu topraklarında bulunan tüm top bataryaları sökülmek zorundadır. O tarihte mütarekenin uygulanması için Aydın’da bulunan HMS Ben Mc Chree’nin eski Komutanı Charles Samson; dünya savaş tarihinde gösterilen ender kahramanlıklarından birinin en önemli aracı olan Mustafa Ertuğrul’un dağ toplarının sökülmesinin askerlik şerefine aykırı olacağını söylerek sökülmesini engellemiştir. Anadolu’da mütareke sonrası sökülmeyen tek top bataryası bu toplardır. Sökülmeyen bu toplar Kurtuluş Savaşında kullanılan ilk top bataryalarıdır.



Dünya tarihine geçen Kahraman Mustafa Ertuğrul için efsaneleştiği topraklar olan Antalya’da anısına yapılan heykel Atatürk Parkında sergilenmektedir.

 

 

184 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Opmerkingen


bottom of page