top of page

Kurtuluş Destanı ve Bandırma Vapuru

Birinci Dünya Savaşında, İngiliz, İtalyan, Fransız ve Yunanlılar tarafından işgal edilen Anadolu’da, kahraman halk, çoluk, çocuk, yaşlı demeden bu haksız işgale ve destan ateşinin yakıldığı Karadeniz’de Pontus Rum çetelerine karşı ayaklanma halindeydi. Bu çetelere karşı halk tarafından verilen mücadeleye  Topal  Osman’ı anlattığımız bu yazıda (https://www.kamusozu.com/post/topal-osman-ağa-ve-ali-şükrü-bey-olayı) değinmiştik.


1919 Mayıs’ında Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’daki “azınlık” ayaklanmalarını bastırmak ve genel asayişi sağlamak üzere görevlendirilmişti. Aslında görev amacı Topal Osman gibi  Pontus Çetelerine zorluk çıkaran Türk Çetelerini sakinleştirmek ve İstanbul’da haber bekleyen İngilizlere bölgede Pontusların istediği rahatlık için Türk çetelerine gerekli ikazın yapıldığı mesajının verilmesiydi. Fakat Mustafa Kemal’in aklında Kurtuluş Savaşı vardı.


Mustafa Kemal Paşa, bu görevlendirme yetkisini aldıktan sonra ki duygularını şöyle anlatır;


Talih bana öyle uygun koşullar hazırlamış ki, Bakanlıktan çıkarken, duyduğum coşkudan dudaklarımı ısırdığımı anımsıyorum. Kafes açılmış, önünde geniş bir evren, kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibiydim.


Çıkarılan genelgeye göre; Samsun, Sivas, Van, Trabzon ve Erzincan’da bulunan mülki memurlar Mustafa Kemal Paşa’nın emir ve talimatlarına uymak zorundaydı. 19 Mayıs destanına giden yolda tahsis edilen Bandırma Vapuru stratejik bir öneme sahipti.




41 yaşında olan İskoç menşeili vapurun Karadeniz’in sert denizinde seyrinin çok zor geçeceği belli olduğundan Kaptan İsmail Hakkı Durusu ve Mustafa Kemal Paşa, her ihtimale karşı kıyıya yakın rota belirlerler. İstanbul Boğazı’ndan Samsun’a sefer yapacak olan olan vapur için boğazların kontrolünü elinde bulunduran İngilizlerde vize izni alınması gerekiyordu. Rauf Bey’den (Orbay) aldığı bir habere göre seyahate işgal kuvvetleri komutanlığı tarafından izin verilmeyecek veya Bandırma Vapuru Karadeniz'e çıktıktan sonra batırılacaktı. Paşa bu varsayımları da göz önünde tutarak annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule Hanıma veda etmek için Beşiktaş Akaretler'de ki evlerine gitmiştir. Sonrasında Karargâhı ile beraber, Beşiktaş Vapur İskelesi'nden Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuruna intikal etmiş, İsmail Hakkı Kaptan’a seyir emrini vermiştir. Seyir öncesi yapılan denetim için Mustafa Kemal Paşa:

Ne ahmaklık! Silahla cephane arıyorlar. Bizse, kafamızla inancımızı götürüyoruz.” demiştir. 


Vapurun her bir kamarası ve seyre katılan mürettebat listesi titizlikle incelendikten sonra zorda olsa izin alınmıştı.


Bandırma Vapuru, Karadeniz'e çıktıktan sonra şiddetlenen deniz yaşlı gemiyi zorlamaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra, Bandırma Vapurunu geri getirmek veya batırmakla görevlendirilen bir İngiliz destroyeri yola çıkmış fakat Bandırma Vapuru, İngilizlere sunulan rotadan farklı bir rota izlediği için tespit edilememişti.  


Mustafa Kemal Paşa, görevlendirilen İngiliz Destroyerinden kurtulmak için  bir ara arkadaşları ile birlikte Sinop'a çıkıp oradan da kara yolu ile Samsun'a gitmeyi düşünmüş olduğundan,  18 Mayıs 1919 günü öğle saatlerinde Sinop limanına girmiş ama kara yolcuğunun şartları nedeniyle deniz yolculuğundan daha zor olacağı anlaşılınca vazgeçilerek vapurla yolculuğa devam kararı alınmıştır.



 

Bandırma Vapuru, Millî Mücadele’nin Anadolu içlerine doğru ilerleyip tüm yurda yayılmasında büyük görevleri üstlenecek olan Mustafa Kemal Paşa ile Karargâh Heyetini, üç günlük zorlu deniz yolculuğunun ardından İstanbul’dan Samsun’a ulaştırmış, 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08.15’de Samsun’da Dil İskelesi açığına demir atmıştı.

 

Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, bugün ilk adım anıtının olduğu yerdeki Fransızlardan kalma Dil (Reji) İskelesi'ne bir taka ile gelerek karaya çıkarlar. Samsun’a ayak basılmasıyla beraber kurtuluş mücadelesi için gerekli adımları atıldı. Valilere, bağımsız mutasarrıflıklara, Erzurum’daki 15’inci Kolordu, Ankara’da 20’nci Kolordu ve Diyarbakır’da 13’üncü Kolordu Komutanlıkları ile Konya’da İkinci Ordu (Yıldırım) Kıt’aları Müfettişliğine gönderilen genelgede işgale tepki gösterilmesi tavsiye edildi.  Sonrasında Anadolu'da işgale karşı büyük tepki mitingler düzenlenmeye başlandı.

 

Düzenlenen mitingler nedeniyle İstanbul'a derhal geri dönmesi emredilen Mustafa Kemal Paşa, emri dinlemez ve Anadolu'da kurtuluş mücadelesinin tohumlarını ekmeye devam eder.


Mustafa Kemal Paşa, ulusal egemenlikten söz ettiği Amasya Genelgesi'ni 21 - 22 Haziran'da hazırlayıp 9'uncu Ordu Müfettişi sıfatıyla imzalar. Bir ihtilal bildirisi niteliğindeki genelgede İstanbul Hükümeti'nin işgal kuvvetlerinin kontrolünde olduğu belirtilirken milleti yine milletin kendisinin kurtaracağının altı çizilmiştir. Böylece Kurtuluş Savaşı başlamış olur.


Bandırma Vapuru ile başlayan bu destan sonrası güzel ülkemiz adeta küllerinden doğar ve işgal sonlandırılarak bağımsız Türkiye Cumhuriyeti kurulur.


105 yıl önce taşıdığı bir ulusun kaderiyle Karadeniz'de yol alan Bandırma Vapuru, sonrasında posta hizmetlerinde bulunur. 1924'te Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi tarafından hizmet dışı bırakılarak 1925'te bir armatöre satılır. 47 yaşında arızalanan motorunun çok yüksek tamir maliyeti nedeniyle hurdaya çıkarılarak Haliç Tersanesi'nde sökülür. Maalesef geçtiğimiz yazılarda değindiğimiz tarihimizdeki değerlere sahip çıkamama hadisesi “Bandırma Vapuru”nun da başına gelmişti. Net bir fotoğrafı bile olmayan Bandırma Vapuru'ndan geriye onun zorlu göreviyle başlayan destan sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti kalır. 

 

1919'un 80'inci yıl dönümü 1999'da Bandırma Vapuru'nun benzerinin yapılmasına karar verilir ve aslına uygun biçimde inşa edilir. 18 Mayıs 2003'te Samsun'da müze olarak hizmete açılır.



 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızın 105. yılında; 1919’da 1.Dünya Savaşı’ndan ağır insan ve toprak kaybıyla çıkmış, orduları dağıtılmış, kayıplarının acısıyla yoksulluk ve umutsuzluk denizinde boğulan bir halkın ayağa kalkma destanını yazanlara, başta bu destanı yazan Atatürk, silah arkadaşları ve Dünya tarihinin en onurlu mücadelelerinden birini ortaya koyan atalarımızı minnetle yad ediyorum.

 

196 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Коментари


bottom of page