top of page

DÜNYADA EN FAZLA CAN KAYBI YAŞANAN DENİZ KAZASI

 

Tarih boyunca birçok esrarengiz olaya sahne olan İstanbul Boğazı nam-ı diğer Boğaziçi... Şairin “Bu kadar denizleşen bir nehir, bu kadar nehirleşen bir deniz yoktur” diye tasvir ettiği üç imparatorluğa başkentlik yapmış olan dünyanın en önemli deniz yolu...


Efsanelerin üzerinde kol gezdiği bu önemli deniz yoluyla ilgili daha önce Independenta Faciası’nı (https://www.kamusozu.com/post/boğazdaki-en-büyük-felaket-independenta) kaleme almıştım. 2500 yıllık geçmişi ve bir pırlanta gibi gerdanlık üzerinde zarif bir taş misali parıldayan Kız Kulesiyle, zorlu havalarda Sarayla Üsküdar arasında sakin hava koşulları ile koridor oluşturarak ulaşımda kullanılan Hüdayi Yolu (Marmaray boğaz geçişi bu yol üzerindedir)’yla hakkında anlatılan efsanelerin hakikatle birleşimini yaşatır bu “nehirleşen deniz”...


1929 yılı sadece ekonomik olarak değil kış şartlarında da zorlamıştı Avrupa’yı. Bu sert kış nehirlerin donmasına yol açacak kadar soğuk geçmiş öyle ki Tuna Nehri üzerinde sert buzul adacıkları oluşmuştu. Bu buzul adacıkları havaların ısınması ile beraber Karadeniz üzerinden boğaza gelmiş ve müthiş fotoğraf kareleri ortaya çıkmıştı.






 

Güzide Boğaziçi’nin misafirleri tarih boyunca eksik olmadı tabii... Buzul adacıklarının istilasından 62 yıl sonra bu sefer binlerce koyun ziyaretine geldi...


14 Kasım 1991 tarihinde yaşanan kaza bu kez çok farklı bir boğaz hikayesine, çok farklı fotoğraf karelerine perde neden olmuştu.


Lübnan bandıralı Rabion-18 isimli gemi Karadeniz’den Marmara’ya geçiş yaparken aksi istikamette ilerleyen Madonna Lily isimli gemi ile İstanbul Boğazının tam ortasında, gemicilerin en çok zorlandığı bölgede çarpışırlar.


Madonna Lily gemisi, hem çarpma yönü açısından hem de boyutları itibari ile avantajlıydı. Baş taraftan aldığı hafif bir hasar ile bu kazayı atlatmıştı. Ancak Rabion-18 o kadar şanslı değildi. Hızla batmaya başlayan gemideki 32 mürettebattan 30’u sağ kurtulurken 2’si boğazın karanlık sularında kaybolmuştu.


2 kişinin yaşamını yitirdiği bu kaza Dünya tarihine en yüksek can kaybı yaşanan deniz kazası olarak geçecekti. Evet yanlış okumadınız en yüksek can kaybı... Suriye’ye doğru yol alan Rabion-18 gemisinde bulunan 22.000 canlı koyun maalesef bu kaza ile İstanbul Boğazı derinliklerine gömülmüştü. 


Gemide bulunan 22.000 koyundan çok az bir kısmı karaya çıkartılabilmişti. Gece olan kaza sonrası petrolle kaplanmış bazı koyunlar sahilleri kaplamıştı. Ama onların da akıbeti, boğulanlardan farklı olmamış bir şekilde karaya canlı olarak ulaşan koyunlar, onları bulanlar tarafından hemen kesilmiş ve etleri paylaşılmıştı.



Orhan Pamuk, bu gerçek üstü kazayı öyle masalsı anlatır ki Boğaziçi’nin tarihine yakışır bir efsane zannederiz. Bu tuhaflık içeren olaya şahit olan yazar çizerler bir çok kez konu edinirler yazılarında.



Rabion-18,  o günden bu yana hala binlerce koyunla boğazın derinliklerinde yatmakta. O zamanlar geminin denizden çıkartılması gündeme gelse de  gemide bulunan yağ ve yakıtın ciddi çevre kirliliği yaratması ihtimalinden (12 sene önceki Independenta faciasının etkileri daha yeni geçmişken) batığın çıkarılmasından vazgeçilmiştir. Olayın üstünden yaklaşık 33 yıl geçmiş olmasına rağmen gemide bulunan yakıtın akıbeti belli değil. Umarım doğanın üstesinden gelebildiği ufak sızıntılarla gemideki yakıt bertaraf olmuştur. Tüm bu çekincelerden dolayı  geminin yarattığı kirlilik için somut bir rapor hazırlanamadığından, Lübnan’dan tazminatta alınamamıştır.


Yüzyıllar boyu efsaneleri, gerçek üstü olayları ile bizleri hayrete düşüren eşsiz Boğaziçi’nin doğal güzelliğini ve deniz yaşamını korumak dileğiyle...

 

 

 

428 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page