top of page

15 Dakikalık Bir Şehir : İstanbul

Önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul’un belediye başkan adaylarından biri çıkıp “İhtiyacınız olan her şey evinizin yanı başında olacak, temel gereksinimlerinizi bisikletle ya da yürüyerek 15 dakika içinde karşılayabileceksiniz, arabaya da hiç ihtiyaç duymayacaksınız” şeklinde bir vaatte bulunsa herhalde çoğu İstanbullu tarafından pek de ciddiye alınmaz değil mi?


“15 Dakikalık Şehir” fikri ilk olarak 2016 yılında Paris'teki Sorbonne'da profesör olan Carlos Moreno tarafından ortaya atıldığında da şüpheyle karşılanmış, pratiğe dönüştürmenin mümkün olmayacağı söylenmişti. Hatta daha ileri gidenler de olmuştu.

...



Şehir planlamasını yeniden düşünmenin bir yolu olarak Moreno'nun geliştirdiği vizyona göre, hiç kimse doktorlar, mağazalar ve hatta iş yerleri gibi temel hizmetlere kısa bir yürüyüş mesafesinden daha uzak olmayacaktı.

Bu fikir, 2022'nin sonlarında ilk komplocu görüşler ortaya çıkmaya başlamadan önce, Paris Belediye Başkanı tarafından da desteklenmiş ve oldukça taraftar toplamıştı.


Aslında tümüyle yeni bir fikir değildi; otomobilin kitlesel olarak benimsenmesinden önce dünyanın dört bir yanındaki mahalleler tarihsel olarak zaten bu şekilde inşa edilmişti.


Yeniden canlanan eski konsept son zamanlarda, özellikle yoğun, sıkışık yerleşim bölgelerinde araç kullanımına olan bağımlılığı azaltma ve daha hoş, kendi kendine yeten topluluklar oluşturma çabalarının bir parçası olarak özetlenebilir.

Bugün İstanbul’da seyahat süresi ortalaması 1 saat. Raylı sistem projelerine daha fazla yatırım yapılmazsa yakında bu sürenin ikiye katlanacağı tahmin ediliyor. (Kaynak)


Raylı sistemler mega şehirdeki ulaşım problemini tek başına çözebilir mi?


Toplu ulaşımın yanı sıra insanların parklara, yeşil alanlara erişimini kolaylaştırmak, etkileşimi ve sosyal entegrasyonu teşvik etmek, yalnızlık ve izolasyonla mücadele ve bir topluluk duygusu oluşturmak da gerekmez mi?


İşte “15 Dakikalık Şehir” konseptinin sırrı da burada. Sadece ulaşım süresini kısaltmayı değil, aynı zamanda okullar ve sağlık tesisleri gibi sosyal altyapının yanı sıra toplum merkezleri ve kütüphaneler gibi kültürel mekanlara erişimi de kolaylaştırmayı amaçlıyor.


Yani proje, sokakları ve mekanları da şehirde yaşamak zorunda olan bireyleri destekleyecek şekilde tasarlamakla ilgili.


Yürüme ve bisiklete binmeye öncelik veren konsept, parklar ve çocuk oyun alanları gibi yeşil alanlara erişimi basitleştiriyor, halk sağlığını büyük ölçüde önemsiyor ve topluluk duygusunu teşvik etme yaklaşımını destekliyor.



Elbette her mahalle kendine özgü hizmet ve altyapı donanımının yanı sıra kendine özgü bir sosyal karışımla yola çıkar.


Bu da kaçınılmaz olarak bazı bölgelerin diğerlerine göre daha varlıklı olduğu ve daha fazla kaynağa erişebildiği anlamına gelir.


Bu nedenle, her bir bölgeyi ayrı ayrı değerlendirmek, yerel bölgedeki yaşam kalitesini artırmanın yollarını bulmak, aynı zamanda işlere ve yüksek öğrenim ve eğlence tesisleri gibi üst düzey hizmetlere erişim için daha geniş şehre mükemmel bağlantılar sağlamak, projeyi başarılı kılabilmek için hayati önem taşıyor.

...

Ancak 15 dakikalık şehir kavramı tam olarak palazlanamadan, kısa sürede eleştirilerin merkezi haline geldi, hırpalandı.


İnternetteki paylaşımlarda “15 Dakika Şehir” projesiyle insanların evlerinden çıkmalarının zorla engellendiği iddia edildi.


Aşı karşıtları ve komplo teorisyenlerinden oluşan bir koalisyon, 15 dakikalık şehir fikrini totaliter bir komplo olarak konumlandırdı.


Sosyal medya paylaşımları bu fikrin, -komplocu söylemlerin sıkça hedefi olan- Dünya Ekonomik Forumu gibi uluslararası kuruluşlar tarafından üretilen büyük bir planının parçası olduğunu öne sürdü.



Öfkenin büyük bir kısmı, halkın araba yolculuğunun kısıtlanacağı ve 15 dakikalık şehir planının bir parçası olarak semt sakinlerine sınırlı yerel imkânların sunulacağı düşüncesinden kaynaklandı.


Önceden de var olan şüpheciler, pandeminin insanları kontrol etmek ve evlerinde kalmaya zorlamak için daha geniş bir komplonun öncüsü olduğu fikri ile 15 dakikalık şehir konseptini üst üste koydu.


Bu gruplar genellikle insanların evlerinden 15 dakikadan fazla uzaklaşmalarının engelleneceği gibi yanlış iddialarda bulundu.


Bu komplo teorilerini bir yana bırakalım ve 15 dakikalık şehir fikrini benimseyen uygulamalara yakından bakalım.


15 Dakikalık Şehir Örnekleri


Hali hazırda dünya çapında "15 dakikalık şehir" konseptini ya da benzer fikirleri hayata geçirmiş 16 şehir bulunuyor.


10 ila 20 dakika arasında değişen versiyonlardan bazılarına bir göz atalım:


Paris


Paris'te kamusal alanın %66'sı toplu taşıma araçlarının hareketine ayrılmıştır ama nüfusunun yalnızca %17'sine hareketlilik sağlar.


Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, göreve geldiği 2014 yılından bu yana bu durumu iyileştirmeye ve Paris'i sakinleri için daha iyi bir yaşam alanı haline getirmeye odaklandı.


Şubat 2020'de, 2,2 milyon nüfuslu Paris'i 15 dakikalık bir şehir olan “ville du quart d'heure”a dönüştürmeyi hedeflediğini açıkladı. Hidalgo bunu başarmak için bir komisyon üyesi atadı.


Program, mahalle düzeyinde yönetişimi güçlendirmek için ulaşım ve sürdürülebilirlik alanlarında pek çok çeşitli kamu yatırımını içeriyordu.


Hedefler arasında hava kalitesinin artması, vatandaşların ruh sağlığının iyileşmesi ve seyahat süresinin yarı yarıya azalması da yer almaktadır.


Barselona


Barselona'da kamusal alanın %60'ı ulaşım sistemleri için rezerv edilmiştir.


Belediye Başkan Yardımcısı Janet Sanz'a göre, halkın %90'ı kamusal alanların yayalar ve bisikletliler için iyileştirilmesine yönelik tedbirleri destekliyor.


Günümüzde Barselona şehir yöneticileri daha sağlıklı amaçlar için alan tahsis etmeyi hedefliyor.


New York


New York da 15 dakikalık bir şehir olma yolunda ilerliyor.


Eski Ulaştırma Komiseri Janette Sadik-Khan, New York için bir sonraki adımın sokakları açık hava sınıfları, anket merkezleri ve açık hava yemek mekanları olarak kullanmak üzere geri kazanmak olduğunu düşünüyor.


Şehir planlamacıları, kentin 9.656 km'lik caddelerini, arabaları taşımak ve park etmekten daha fazlası için kullanılabilecek kritik varlıklar olarak görüyor.


Geçtiğimiz yedi yılda şehirde 644 km bisiklet yolu geliştirildi, şehir çapında 70 plaza açıldı ve 73 hektarlık eski sokak alanı geliştirildi.


Hindistan


Yeşillenmeyi sağlamak için "15 dakikalık şehir" kavramını ana gündemleri olarak ilan eden 96 şehirden oluşan C40 Şehirleri grubunda beş Hint şehri yer alıyor.


Bunlar Bengaluru, Chennai, Delhi NCT, Jaipur ve Kolkata'dır.


Örnek olarak, tarihi surlarla çevrili Jaipur şehri yaklaşık 294 yıl önce geliştirilmiştir.


Surlarla çevrili şehirdeki işyerlerinin yanı sıra temel hizmetlere ve dinlenme tesislerine konut alanlarından 15 dakika içinde erişilebilmektedir.


Ayrıca, şehirdeki konut binalarının zemin katı ticari kullanım için ayrılırken, üst katlar konut kullanımına ayrılmıştır.


Bu örnek, konseptin Hindistan'da nasıl kök saldığını vurgulamaktadır.


İstanbul’un tarihi yarımadası 15 dakikalık şehir uygulaması için pilot proje olarak

değerlendirilemez mi?


Araç trafiği sınırlandırılıp, bisiklet ve yaya trafiğine alan açılamaz mı?


Başarılı olursa belki tüm şehre yaygınlaştırılır.


İyi bir hafta dileği ile.

294 görüntüleme7 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

7 comentarios


şimdiye kadar 6 farklı şehirde yaşadım, aslında istanbul yaşadığım şehirler arasında en çok bu tanıma uyan şehir bence. tek sorun okullar. merkezde yaşamıyorsanız eğer ankara ve konya'da çok daha fazla çarşıya gitmek zorundasınız. istanbul'da ise herkesin kendi istanbul'u var.


işyerim göztepe'de fikirtepe'nin önünden geçiyorum. muhtemelen fikirtepe'nin içerisine hiç okul yeri olmayabilir. fikritepe 140journos videosunda yollar da araziye katılarak inşaat alanının katlandığı yazıyordu. yolları niye katıyorsun? yolları okullara ayırsana, mesela fikirtepe kendi içerisinde 15 dakikalık bir alan olabilir hatta okullar alt taraftaki eğitim mahallesinin yükünü de almalıydı. kamu malı peşkeş çekilmiş resmen. bana göre okullar bir öğrencinin yürüyerek gideceği mesafede olmalı. ilkokula giden 8 yaşındaki çocuğunuzu tek başına ya da arkadaşıyla ne kadar mesafe gitmesine izin verirsiniz? diyelim ki 500 metre.…


Me gusta

Bu konsepte en çok ihtiyacı olan dünyamız da en çok hindistan,pakistan,myanmar,çin gibi dünyayı ve denizleri en çok kirleten ülkelerin başında geldikleri için birleşmiş milletlerin buralara müdahale ederek şehir planlamasını ona göre yapmada yardımcı olması gerekir.Hindistan özellikle bu konseptte hızlıca dönüşmesi gerekir

Me gusta

"15 Dakikalık Şehir" düşüncesi temeline oturan bir diğer fikir de "Transit Oriented Development" konsepti. Bu yaklaşıma göre, bir toplu taşıma güzergahının her istasyonuna 15 dakika yürüme mesafesindeki bölgelerde taşıt kullanımının azaltılması hedefleniyor. Bu bölgelerde yaya ve bisiklet erişiminin güçlendirilmesi, karma kullanım alanlarını geliştirilmesi ve temel hizmet alanlarına yürüme mesafesinde erişimin sağlanması ön plandadır. Ayrıca, her istasyon alanının belirli bir hizmette uzmanlaşması ile, kentsel ölçekteki hizmetlere toplu taşıma ile daha kolay erişimin sağlaması amaçlanıyor.


Ülkemizde de bu konseptin uygulanabilirliği üzerine çeşitli akademik çalışmalar üretilmeye başlandı. Bazı yerel yönetimlerin bu kapsamda çalışmalara başlayacağı yönünde de duyumlarım var.

Me gusta
Contestando a

Turkiyede bircok sehirde zaten benzeri bir durum yok mu zaten?Sehirlerdeki binalarin cogu iyi yapi kalitesinde olmasalarda islev olarak karma kullanim.son 20 yildaki villa/site yerleskelerini saymazsak oldukca basarili bir kentsel mekan kalitemiz var aslinda.Bakkal desen alt katta,eczane 5 bina otede,kapinin onunde otobus duragi vs bu yogunluk sayesinde toplu tasima projeleri fizibl olmuyor mu zaten?turkiyede hic baska ulkelerdeki suburban imar olmamasi cok buyuk bir avantaj 15 dakika sehirler icin bizi onde baslatiyor.

Me gusta

Kaliteli icerik.Dusuk yogunluklu anadolu yada yabanci sehirlerde ne kadar gercekci bilmiyorum ama istanbul gibi yuksek yogunluklu metropollerde bicilmis kaftan bu proje.Kapalicarsiya giden bir zahmet arabasini almadan gitsin.Sehirde nereleri yikip otopark yapmadik ki zaten iyi kotu istanbul yuruyerek alisverisini vs yapabilecegin bir sehir arabasiz yasamak azicik normallesebilir.


Metro vapur tramvay yogun olsada isliyor.Trafik ise artik tahammul edilemez noktaya geldi.Yol yaparak trafigin bitmedigini gormus olduk bu son 20 senede.Trafikten ekonomik kaybimiz yuksektir eminim.Bizim vatandasimiza yabanci gelecegini hic sanmiyorum 15dk sehirlerin tam tersi araba-beyin uygarligindan gelme fikirler,arabaylaekmek almaya gitmek vesaire asil bence onlar herkese acayip gelen yabanci konseptler.


Su ana kadar toplu tasima sistemleri lastikli ulasima hep tamamlayici,komplemanter olarak insa edildi,metrobus,e-5 alti metro yapmak ornegi gibi ama artik suruculerin acikca araba kullandiklari icin…


Me gusta
zafer akyol
zafer akyol
20 nov 2023
Contestando a

Son büyük depremle beraber ülkemizde engelli sayısı ciddi rakamlara geldi. Tarihi yarımadanın ve bütün şehirlerimizin bu dönüşüm için engelliler yönelik kapsamlı bir etüte ihtiyaç var. Bu konudan hareketle engelliler için yapılan çalışmalarla ilgili bilgilendirme, kamuoyu oluşturma için sıklıkla yayın, yorum yapmamız fayda getirir.

Me gusta

zafer akyol
zafer akyol
20 nov 2023

Komplocu, aşı karşıtı veya düz dünyacı değilim. Aşı vuruldum ama pişman oldum. Böyle fikirlere, düzenlemelere nedense temkinli yaklaşıyorum artık. Kulağa çok hoş geliyor. Tarihi yarımada çok özel bir yer. İlber Ortaylı bu kadar küçük yüzölçümde böyle çeşitli tarihi bir mekânin dünyada örneği olmadığını söylemişti bir programda. Burası için özel bir kanunla düzenleme yapılmalı.

Me gusta
bottom of page